Feci'nin Blogu

20 Ağustos 2025 Çarşamba

Yaz Rehaveti. İyi de Arkadaş Nereye Kadar?

 

                                                Yaz Rehaveti.  İyi de Arkadaş Nereye Kadar?

                  

 Hepimizin bildiği özellikle bizim ülkemiz gibi yaz sıcaklığının baskın olduğu coğrafyalarda “yaz rehaveti” diye bir kavram var. Rutin günlük hızın yavaşlaması. yavaşlama, sersemlik, tatlı bir yorgunluk sanki biraz da şaşkınlık hali. Fiziksel olarak damarlarımızın genişlediği gibi, sıcaklarda ruhumuz da esniyor. Bir ferahlık, bir boş vermişlik, bir akışa bırakma hali. Kıyafetler sere serpe, saçlar kendi bildiği gibi, ayak parmaklarımız, tırnaklarımıza kadar serbest. Hamakta sallanırken uyumak uyumamak arasındaki o loş alan içinde olmak. .İyi de arkadaş nereye kadar bu rehavet? Bu günlerde ayrıca her gün değişen sıcak gündem nedeni ile de oluşan toplumsal rehavet de yaz sıcağının üzerine eklendi. Üst üste gelen deprem, yangın, kadın cinayetleri gibi felaketler artık ülkemizde kanıksanan😥 sıradan olaylar gibi. İyi de Nereye kadar böyle devam edecek?

           2025 yazının koskocaman iki ayı habersiz geçti, Ağustos da geçmek üzere. Gördüğüm duyduğum duyumsadığım şeyler, sevindiklerim üzüldüklerim sanki o rehavetin içine sızamıyor. Yan komsunun bahçesinden gelen kadın kahkahalarına karışan okey taşlarının sesi rehaveti daha da kalınlaştırıyor sanki. Kalın bir rehavet bulutu üzerimizde.Yaz günleri hiçbir şey üretememek öyle aptal gibi oturup kendini yaz esintisine bırakmak. İyi de arkadaş nereye kadar? Gerçi en azından çok değerli ve oldukça da hacimli iki kitap okudum. İkisi de yıllar yıllar öncesinde yazılan aradan bir asır ve yarım asır geçtiği halde capcanlı duran iki büyük eser. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur’u ve Dostoyevski’nin Karamazov Kardeşler’i.. En azından bu iki klasiği okuduğum için biraz sevinçliyim.😊 Yaz rehavetini geçiştirmek için bu iki kitap hakkında naçizane bir şeyler karalar ve arkadaşlarımla karşılıklı paylaşırsak çok mutlu olacağım. Tabii ki bu sıcaklar daha çok bastırmazsa.

     2025 yazının son dilimine geldik gibi. Yaz geçiyor diye hem üzülüyor hem de bu rehavet, bu boş vermişlik bitecek diye seviniyorum. Acayip bir duygu.😲                                                                     

                                                                                                      Feride Cihan Göktan 

                                                                                                       2025 Ağustos                                                                                                                                                                                                                                                                                                        

1 yorum:

  1. Bu boşver işlik, bu rehavet yaz bitince geçecek mi? Yoksa toplumsal yaşamımızın her alanında olumsuz, kötü şeylerin yoğun bombardımanıyla yorulup bu moda mı girdik? Umarım öyle değildir.

    YanıtlaSil