Feci'nin Blogu

6 Haziran 2021 Pazar

CAMDAKİ KIZ 1


     CAMDAKİ  KIZ 1

     Dizi seyircisi değilimdir. Uzayıp gittiği, kısmen durağan ve sürekliliği nedeniyle rutine dahil oldukları için. İkizler burcu rutini pek sevmez.😍Geçenlerde medyada çok tartışması olduğunda merak edip “Bir Başkadır” dizisini seyretmiştim. Camdaki Kız’dan da aynı şekilde o kadar çok bahsedildi ki insan Fransız kalmak istemiyor haliyle. Neymiş bu böyle deyip Türkiye’nin en çok seyredilen TV dizisi, merakıyla, hazır kızım da buradayken birlikte izlemeye koyulduk.👩🏾‍🤝‍🧑🏽📺

         Hemen baştan söyleyeyim oyuncuların performanslarını çok beğendik. Zaten çoğu profesyonel oyuncu.👍

         Dizinin ilk bölümlerini youtube tan seyrettikten hemen bir gün sonra aklıma kanca gibi takılan 2 şey oldu. 1. Nalan’ın korsesi. 2. Nalan’ın annesinin o mutsuzluktan siyahlaşmış mendebur suratı.🤢 Türkiye’de bu dizi nedeniyle korse satışları azalacak, artık kimse korse giymeyecek dedim kızıma.😂

        Şaka bir yana ben bu yazımda bu dizinin biraz derinine inmek istiyorum. Bütün toplumu bu kadar etkilemesinin nedeni sadece anlatılan hikâyenin ilginçliği olamaz bence. O hikâyenin izleyicilerinin bilinç altındaki yansımaları ve toplumsal ortak bir yaraya dokunmasıdır. Arkadaş gruplarında ve feys gruplarında, nasıl yani olacak iş değil, hiç su içmeden tuvalete gitmeden bütün gün korseli hayat olur mu, ne kadar saçma sapan diye yazıldı çizildi. Haklılar. Olacak iş değil. Akıl dışı bi şey. Ama insanın aklına kanca gibi takılıyor nedense.  Çünkü bilinçaltına sesleniyor. Korseli düşüncelerimize. Toplumun ve ailenin giydirdiği korsenin sıkıcılığını ve hatta yakıcılığını hissetti seyirciler. Yönetmen korseyi bence metafor olarak kullanmış ve oldukça başarılı. (Romanda bu korse olayı yokmuş diye biliyorum o nedenle senaristin veya yönetmenin başarısı diye vurguladım) yalnız korse değil o gizli iç çamaşırı odası, büyüler vs.

         İkinci olarak değinmek istediğim konu, ya! kız üniversite bitirmiş, mimar olmuş, para kazanıyor ama annesinin o çılgın kötülüğüne ve akıl dışı ahlakçılığına nasıl karşı koyamıyor, çok saçma, olacak iş değil, diye yazılması. Evet, tam tersine bu olacak iş.  Öğrenilmiş çaresizlik diye bir şey var. Herhangi bir tercih olamayacağını bildiğimiz dayatılarak bilincimize ve bilinçaltımıza işlemiş toplumsal ve kişisel mevzular var.🤔 Bunları bir öğrendikten sonra değiştirmek çok zor. Hatta değiştirmek akla bile gelmeyebilir. Bu kızacağın bir şeyleri değiştirmesi için önce “değişmesi” gerektiğini düşünmesi gerek. Düşünmek. İşte bütün mesele. Değişmek. Hiç kolay değil.  Kendi hayatlarımızda yaşadığımız her şey özgür irademizle mi alınmıştır sanıyoruz? Tabii ki hayır. Özgür irade nedir? Ne kadar değiştik?

         Dizinin kadınları ve erkekleri konusu var bir de. Ayrıca bazı gazete yazılarında dizinin Türk gelenek ve göreneklerine balta vurduğu ahlaksız söylemler içerdiği yazılmış. Ben hiç öyle bir şey görmedim. Köroğlu ailesinin baba figürü, bütün gücü elinde toplamış, kendi iradesi dışında hiçbir şeye müsaade etmeyen, aileyi koruyan kollayan olarak canlandırılmış. Çok tanıdığımız bir baba figürü bu. Anne ezik ve çaresiz. Karşı taraftaki kızın ailesinde ise namus bekçisi dominant bir anne ve ezik bir baba. Camdaki kız yine aynen kapalı kapılar ardındaki beyni ve vücudu korseli ailesine karşı gelemeyen utangaç eli yüzü temiz kızlarından biri. Kötü kadın da var. Seyircilerin ahlaksız olarak nitelediği evli olduğu halde genç bir adamla düşüp kalkan şımarık bir kadın figürü. Herkesin nefret ettiği. Yani yazar, senaryo ve yönetmen geleneksel aile yapısına bir zarar vermemiş görünüyor. Ama yazının en başında yazdığım gibi daha derinde bir şeyi sorguluyor bence. Korseyi. O geleneksel aile yapımızda olan beynimizdeki korseyi. O korsenin sıkıcılığını ve yakıcılığını.Bu dizi bence bu nedenlerle çok tuttu. Toplumsal  yaralarımıza  dokunduğu için. 

       Dizinin devamı ve sonu nasıl olacak bakalım. Hiç dizi seyretmeyen ben merakla bekliyorum.😂

                                                                                             Feride Cihan Göktan

                                                                                              Haziran 2021

 

2 yorum:

  1. Kesinlikle katılıyorum. Dayanması zor görünüyor izlemeyi içimiz kaldırmıyor ama bunu yaşayan nice insan var. Belki kendimizde bile belimizde olmasa da başka korselerimiz var.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet aynen.. zaten o nedenle seyretmeye devam ediyoruz ya da nefret edip seyredemiyoruz. korse orada imgesel olarak kullanılmış. beynimizdeki ve bedenimizdeki görünmeyen korseler ve bilinç dışı baskılı hayatlarımız.

      Sil