Feci'nin Blogu

5 Mayıs 2020 Salı

KORONA GÜNLÜKLERİ 24


KORONA GÜNLÜKLERİ 24 
Korona nedeniyle neredeyse her şey sanal ortama taşındığından hepimiz oradayız. Korona öncesi de gün boyu bilgisayar karşısındaydık yine ama şimdi farklı yolculuklar faklı işler başladı. Uzaktan eğitimler, PowerPoint sunularını sanal ortamda sunmak için konuşmalı ve görüntülü video sunuları hazırlamak, instagram ve zoom sohbetlerine takılmak. Bilgisayarlarımız artık her şeyden önemli. Bir parçamız gibi. Dün fakülte öğrencilerimize sesli video sunusu hazırladığım sırada oluşan aksaklıkları gidermek için bir bilgisayarcı gibi kurcalayıp bu programın gizlerini keşfetmeye çalışırken bir yandan da şimdi elimde kalacak bilgisayar çökecek korkusu ile de valla üç buçuk attım. Bilgisayarsız internetsiz iki saat bile düşünemiyorum. Zaten bu geçen dört gün evle de iyiden iyiye bütünleştim sayılır. Evin hiç gitmediğim köşelerini gezdim. Unuttuğum mesela portakal sıkma aparatını bulup kendime bi güzel portakal suyu hazırladım. Aldığım yumurta paketinin ince yazılarına kadar okuyup neler öğrendim neler. Aaaa!  Baktım benim balkonumdan dağ ne güzel  görünüyormuş ve bulutları ile birlikte karşımda oynaşıp duruyormuş da ben hiç  bu güzelliği  böyle pırıl pırıl  bir havada fark etmemişim. Cadde sessiz. Hadi vapur kaçtı, araba kaçtı, koştur koştur diyen iç ses de yok.  Kendimden geçtim valla.
            E gün batımı sonrası da güzel geçiyor. Gün boyu evden çalışma yoruyor insanı haliyle.😂 Şöyle bir oturup TV seyredeyim diyorsunuz. Trt2 de sağ olsun her gece bir film. Dün gece “Paulo Coelho ’nun En İyi Öyküsü” isimli film vardı. Dünyanın sıkıntısına çare bulmaya çalışan anarşist bir gencin öyküsü. Romanları Şekspir’den sonra en çok yabancı dile çevrilen Brezilyalı yazar Coelho’nun yaşamı... Güzeldi valla. Film bittikten sonra yine  gezmeye  devam biraz zaping. Aman ne eğlence.😎 Filmden daha çok eğlendim. Ekranda Ahmet Hakan ve Amerika'nın en meşhur doktoru 😂Mehmet Çilingiroğlu. Adam yine atarlı atarlı atıp tutuyor. Herkesin bildiği şeyleri hiç kimse bilmiyormuş ve o ilk defa söylüyormuş gibi hararetli harareti anlatmaca ve aldatmaca. Ahmet Hakan’a iltifatların bini bir para. Ahmet de ona çok önemli sorular soruyor haliyle. Mesela aşı ne zaman gelecek? Amerikalıların çoğu öldükten ve topluca korona katliamından sonra aşı ancak bir seneyi en azından Eylül’ü bulur diyor. Engin bilgileri ile Türkiye kamuoyunu belki bin keredir bilgilendiriyor sağ olsun. Ben gülmekten yerlerdeyim. Yani korona yüzünden delirmedim de bu TV tartışma programları yüzünden delirebilirim ama. Bak bak bi de ne yumurtladı: Bu korona damarlarda birikip patlıyormuş.😨 Aynen böyle söyledi. Kalp damarlarında birikiyor ve damarlar patlıyor. Damar plaklarında virüsler kol geziyormuş. Adam sanki Frankeştayn filmi anlatır gibi.👺
Tam kapatacağım artık bu kadar eğlence yeter diye. Ama en son Ahmet Hakan’dan bi şey duydum ne gülmem kaldı ne de keyfim.  Basın özgürlüğü gününde, tekrar ediyorum basın özgürlüğü gününde, basın toplantısına muhalif gazetecileri davet ettiği ve üstelik soru sormalarına müsaade ettiği için  Sağlık Bakanı’na hayranlığımı ifade etmek istiyorum, dedi. Aynen böyle söyledi. Demokratik açıdan çok önemli bir gösterge imiş muhalif bir gazetecinin soru sorabilmesi... Hey yavrun hey … Kapattım televizyonu. Ne gülme kaldı yüzümde ne de karantinanın keyfi.  Keşke bunu hiç duymasaydım.
Yarın işe gideceğim.  
Yarın akşam da Hıdırellez. Her gün bir başka. Bakalım neler olacak?                                               
                                        
                                                                                                                                                                   Feride Cihan Göktan
                                                                                                                                                                      4. mayıs. 2020




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder