Feci'nin Blogu

28 Mayıs 2020 Perşembe

KORONA GÜNLÜKLERİ 31


KORONA GÜNLÜKLERİ 31
Bir dolmuşta gidiyorum. Sanki korona hiç olmamış gibi hissettim bir an. Çok da kalabalık değil gerçi. Yan koltuk boş. Ama her yer kalabalık geliyor gözüme. Yalnız benim gözüme değil. Herkes birbirine tiksinti ve korku ile bakıyor, cüzzamlı pardon koronalı gibi.   Şoförün yanında bir kişi. Ensesinden görüyorum. Şoför beyin maske çenede. Hızlı gidiyoruz. Yol kalabalık.  Karşıdan gelenler, bizi geçenler filan. Aaa! zınk diye durduk. Hatta hafifçe sallanarak zınkladık. Şoför bey atladı aşağıya.  Aha! dedim büyük ihtimal lastik patladı. Diğer yolcular öyle oturuyorlar, sakin.  Ben merakla camdan bakıyorum şoför geri gelecek diye. Adam yok.  Hay salak, biniverseydin taksiye diye kendime kızıyorum. Şimdi kaldın işte. Hem de içeride en az 6 kişi var. Korona solu bakalım. Yüzüm bu mutsuzluk ve huzursuzlukla şekil değiştirip kararırken aaa! bir de baktım kalktık. Gidiyoruz. Şoförü aradı gözlerim, koltuk boş, şoför yok ve biz gidiyoruz.  Olamaz. Karşıdan kocaman bir kamyon. O heybetli ön camları ve yüksekliği ile üstümüze üstümüze geliyor biz de onun üstüne. Gözlerimi kapattım.  Hiçbir şey olmadı.  Ben bağırıyorum çağırıyorum ama sesim çıkmıyor gibi. Ya diyorum şoför yok, gidiyoruz! Ön koltuktaki adam dünyanın en soğuk suratı ile,
- İTA bu. İnsansız taşıt aracı.  Siz hangi çağdan kaldınız hanımefendi, dedi. Buz gibi  soğuk suratına yana doğru kaymış pis bir gülümseme de ekleyerek.

Kendi bağırmamla uyanmışım. Yok dolmuşta filan değil yatağımdayım. Kalktım oturdum. İnsansız araçmış. Ben hangi çağda kalmışım?  Hay senin çağına, hay senin teknolojine diyorum içimden. Kalbim küt küt..
Korona günlerinde kâbus görme hızım arttı. Eskiden gördüğüm hiçbir rüyayı hatırlamazken ve hatta neden rüya görmüyorum diye sızlanırken şimdilerde kabusla uyanıyorum hep. Bugünlerde bilinçaltı hep korkulu senaryolar ile işgal edilmiş durumda.  En son haberlerde robot baristaların  dünyanı dört bir tarafında yakında hizmete başlayacaklarını dinlediğimi hatırladım sonra.  Yeni normalde bu en basiti demişti spiker ayrıca. Haklı. Daha neler bekliyor bakalım bizi?  
Dün gece de yine yatmak üzere iken sosyal medyada ABD’li iri kıyım bir polisin bir zencinin boynuna o kahrolası kocaman iğrenç diziyle dakikalarca basarak adamı dizinin altında çırpına çırpına öldürdüğünü okudum. Sonra yine kabusa yattım yani.
Kâbus görmenin tabii ki ecele faydası yok
Ölüm sayıları, açık ve işsizlik senaryoları, şiddetin tırmanışı. İklim değişikliği, öldürücü sıcaklar, buzul çağı geliyor, ikinci dalga kapıda.

Oysa geçenlerde, gördüğüm rüyaları hatırlayamıyorum diye,  uyanıp not mu tutsam acaba, diye düşünmüştüm. Ne notu ya!  Belki de uyumamak en iyisi.
                                                                                                      
                                                                                                       Feride Cihan Göktan
                                                                                                        28.5.2020



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder